Lütfen bekleyiniz...

Haftanın Kararı (03.02.2020)

Haber Tarihi: 04.02.2020

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2016/15577

Karar Numarası: 2019/649

Karar Tarihi: 13.02.2019

SİTEDE İKAMET EDENİN SİTE YÖNETİCİSİNE "HIRSIZSIN" DEMESİNİN AĞIR ELEŞTİRİ MAHİYETİNDE OLDUĞU - Site Yöneticisi İle Aynı Sitede İkamet Eden Davalının, Sitede Yapılacak Tadilatların Ücreti Konusunda Tartışma Yaşadığı - Tartışma Esnasında Site Yöneticisine Sarfedilen Sözlerin Site Yönetimine Yönelik Ağır Eleştiri Mahiyetinde Olduğu - İfade Özgürlüğü Kapsamında Kaldığı - Davanın Tümden Reddedilmesi Gerektiği

Özeti: Site yöneticisi olan davacı ile aynı sitede ikamet eden davalının, sitede yapılacak tadilatların ücreti konusunda yaşadıkları tartışma esnasında davacıya yönelik olarak sarfettiği sözler site yönetimine yönelik ağır eleştiri mahiyetinde olup ifade özgürlüğü kapsamında kalmaktadır. Davanın tümden reddedilmesi gerekmektedir.

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/01/2016 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; müvekkilinin ... 5 Sitesinin yöneticisi olduğunu, davalınında aynı sitede ikamet ettiğini; 13/07/2015 tarihinde sitede yapılacak tadilatların ücreti konusunda taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında davalının müvekkiline hakaret ettiğini, davalının hakaret suçundan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/672 esas 2015/937 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek, uğradığı manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.

Davalı; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davalı hakkında hakaret suçundan yapılan ceza yargılamasında dinlenilen tanık beyanları ile davalının, davacıya yönelik “hırsızsın” sözünü sarf ettiğinin sabit olduğu ve bu ifadenin davacının kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, davacının şikayeti üzerine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/672 esas 2015/937 sayılı ilamı ile davalının hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesince her ne kadar davaya konu edilen olay nedeniyle davalı cezalandırılmış ve hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları mahiyeti itibariyle hukuk hakimini bağlamaz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına göre, ifade özgürlüğü demokratik bir toplumun en önemli temellerinden birisi olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin ikinci fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir, çoğulculuk, hoşgörü ve açık düşünce bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. 10. maddede benimsenen ifade özgürlüğü bu şekilde olmakla birlikte, yine de bu dar bir yorum gerektiren istisnalar içermektedir ve bu hakkı kısıtlama ihtiyacının ikna edici bir biçimde ortaya konması gerekmektedir (Pakdemirli/Türkiye Başvuru no: 35839/97, 22 Şubat 2005).

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakılacak olursa; site yöneticisi olan davacı ile aynı sitede ikamet eden davalının, sitede yapılacak tadilatların ücreti konusunda yaşadıkları tartışma esnasında davacıya yönelik olarak sarfettiği sözler site yönetimine yönelik ağır eleştiri mahiyetinde olup ifade özgürlüğü kapsamında kalmaktadır. Şu durumda, davanın tümden reddedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

www.legalbank.net