Lütfen bekleyiniz...

Haftanın Kararı (25.09.2017) 

Haber Tarihi: 25.09.2017

 

 

YARGITAY

19. CEZA DAİRESİ

Esas Numarası: 2017/3271

Karar Numarası: 2017/5188

Karar Tarihi: 01.06.2017

TAAHHÜT TARİHİNDE EVLİ OLAN SANIĞIN EŞİNİN KEFALET İŞLEMİ ÖNCESİNDE VEYA İCRA KEFİLLİĞİ SIRASINDA RIZASININ ALINIP ALINMADIĞININ BELİRTİLMEDİĞİ Bu Nedenle Geçerli Bir Kefalet İşlemi Dolayısıyla Hukuken Geçerli Bir Ödeme Taahhüdünün Bulunmadığı - Taahhüdün Geçerli Olmadığı - Ödeme Taahhüdünü İhlal Suçunun Unsurlarının Oluşmadığı

EŞ RIZASI ALINMADAN YAPILAN İCRA KEFİLLİĞİ Bu Durumda İcra Kefilliğinin Geçersiz Olacağı - Taahhüdü İhlal Suçunun Oluşmayacağı

Özeti: Dosya içerisinde mevcut nüfus kaydına göre taahhüt tarihinde evli olan sanığın eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında rızasının alınıp alınmadığının belirtilmemesi nedeniyle geçerli bir kefalet işlemi dolayısıyla hukuken geçerli bir ödeme taahhüdü bulunmadığından, taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.

Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Ordu İcra Ceza Mahkemesinin 19/10/2016 tarihli ve 2016/317 esas, 2016/855 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 tarihli ve 2016/147 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 09/04/2017 gün ve 94660652-105-52-2190-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2017 gün ve KYB.2017/24003 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, icra kefili olan sanık tarafından 25/11/2015 tarihinde ödeme taahhüdünde bulunulduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 584/1. maddesinde yeralan “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, dosya içerisinde mevcut nüfus kaydına göre taahhüt tarihinde evli olan sanığın eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında rızasının alınıp alınmadığının belirtilmemesi nedeniyle geçerli bir kefalet işlemi dolayısıyla hukuken geçerli bir ödeme taahhüdü bulunmadığından, taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 tarihli ve 2016/147 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 01/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

www.legalbank.net